Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Cabir Ensari Halep’teki çatışmaların şiddetlenmesi hakkında sorulan soruya şu şekilde cevap verdi:
“Suriye’deki krizin devam etmesi büyük bir insanlık faciasıdır ve etkili bütün tarafların bu krizin çeşitli boyutlarını kontrol altına almaları ve en kısa zamanda çözüme doğru ilerletmeleri gerekmektedir.
Bu kriz boyunca maalesef, Suriye’yi kurtarma iddiasında olduklarını söyleyen silahlı gruplar, kendi siyasi ihtilaflarını şiddet ve terör yöntemleriyle takip ettiler ve bu tür çatışmalarda sürekli olarak insan haklarını ihlal ettiler.”
Cabir Ensari İran’ın bu konudaki duruşunun Suriye’deki krizi barışçıl olarak çözmek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Anlaşmanın esasları, siyasi bir çözüm doğrultusunda hareket etmek ve bu insanlık faciasından çıkmak, oyuncuların ve kendi siyasi hedeflerine vahşi ve terörist yöntemlerle ulaşmak isteyen ülkelerin, şimdiki durumun devam etmesinin onları hiçbir siyasi sonuca ulaştırmayacağını kabul etmelerine bağlıdır.”
Ensari konuşmasının devamında Irak’taki son gelişmelere değinerek şu ifadelerde bulundu:
“İran İslam Cumhuriyeti, bütün siyasi partileri sakin olmaya ve bu ülkedeki mevcut sorunların müzakere ile çözümü için uygun bir atmosfer oluşturmaya çağırmaktadır.”
Dışişleri Bakanı sözcüsü, yolsuzluk ve terörle mücadele olmak üzere bu iki sorunla mücadelenin Irak’taki grupların, partilerin ve halkın isteği olduğunu belirterek: “Irak’taki bu iki asıl ve gündemde olan meseleye odaklanmak için, Iraklı bütün siyasi hareketler, partiler ve gruplar arasında bir diyaloğa ihtiyaç vardır. İran İslam Cumhuriyeti de Irak’taki siyasi hareketler arasında bu anlaşma ve diyaloğun sağlanacağı noktasında ümitlidir ve aynı zamanda bu görüşmenin gerçekleşmesi ve bir sonuca ulaşması için de kendi bütün imkânlarından yaralanacaktır” dedi.
Cabir Ensari, Orgeneral Rahim Safavi’nin İran ve Türkiye arasındaki ilişkilerin artması gerektiği yönündeki açıklamalarıyla ilgili olarak sorulan soruya: “İran İslam Cumhuriyeti’nin kararı, bölgedeki gelişmeler noktasında bazı anlaşmazlıklara rağmen yine de Türkiye ile ilişkileri geliştirmek ve derinleştirmek yönündedir. Bizim stratejik tercihimiz, bir taraftan Türkiye ile stratejik ilişkilerin kurulması, mevcut farklılıkları yönetmek ve sınırlandırmak ve iki ülke arasındaki işbirliği ile en fazla ortak faydanın sağlanması için çalışmak, diğer taraftan da bu iki ülkenin bölgedeki mevcut krizlerin çözümü noktasında yardımı için çaba göstermektir” yanıtını verdi.